|
Misafir Yazar tarafından yazıldı.
|
|
Pazartesi, 29 Haziran 2009 18:43 |
|
Yazan: Pınar BULUT Yanında hiç kimsenin olmaması veya olacak kimsenin bulunmaması... Beynin her gün kendini yenilemeye çalışırken bir inatlaşma başlıyor hasarlı ruhunla... Senin ve ruhun üzerine bahisler oynanıyor...
|
|
Son Güncelleme: Pazartesi, 29 Haziran 2009 18:50 |
|
Merve Kandil tarafından yazıldı.
|
|
Çarşamba, 24 Haziran 2009 14:29 |
|
Karanlık ve dipsiz kuyularda kurulu şimdi evim... Bu bir zifiri karanlık, ölüm kalım savaşı adeta... Düşlerim vuruşuyor, duygularım düğümlenmiş sanki... Aklım çözemiyor ne yapsam daha da dolanıyor...
|
|
Misafir Yazar tarafından yazıldı.
|
|
Cuma, 19 Haziran 2009 16:13 |
|
Yazan: Zeynep Sena Güngördü Kalbim bana küstü, beynim itaat etmiyor artık. Düşünemiyorum, belki hissedemiyorum, parmağımı bile kıpırdatamıyorum. Yorgunluğu elimde evirip çevirip inceliyorum. Ne kadar derin izler var, ne derin yaralar…
|
|
Melda Bekcan tarafından yazıldı.
|
|
Perşembe, 18 Haziran 2009 07:03 |
|
İşte bu noktada ayrılıyor benim hikâyem diğerlerinden; çünkü ben bugün ne gam, keder ne de neşe içindeyim. Aslında pek de tahmin edemeyeceğiniz bir sebeple; seviye belirleme sınavı (SBS) yüzünden burada bulunmaktayım!
|
|
Tahir Taner tarafından yazıldı.
|
|
Çarşamba, 17 Haziran 2009 14:23 |
|
Uzun saçlı Alman genci George Serbulov, yeni öğrendiği Türkçesiyle “İbrahim” adlı şiiri okuyordu: “İbrahim'i bilirsiniz, Hani Raha ilinden. Ateşte biten gülünden, Tanırsınız onu. Terk ettiği tahtından, Sultanlığı bahtından…”
|
|
Son Güncelleme: Çarşamba, 17 Haziran 2009 14:26 |
|
İmdat Akkoyun tarafından yazıldı.
|
|
Cuma, 12 Haziran 2009 15:09 |
|
“İnsan üç beş damla kan ırmak üç beş damla su” Necip Fazıl Kısa Kürek “Sakarya Türküsü” adlı şiirinde, böyle başlıyordu bir insanın serencamını anlatmaya. Üstat insanla ırmak arasında bağlamı böyle sağlıyordu. Oysa insan sadece etten, kemikten ve bu ikisi arasında bir tutkal görevi gören kandan ibaret değildir. İnsan beden ve ruh ikileminden müteşekkil bir varlıktır.
|
|
Misafir Yazar tarafından yazıldı.
|
|
Çarşamba, 10 Haziran 2009 10:58 |
|
Farkında olmalı insan... Kendisinin, hayatın, olayların, gidişatın farkında olmalı. Farkı fark etmeli, fark ettiğini de fark ettirmemeli bazen... Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeli. Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını
|
|
Ali Çolak tarafından yazıldı.
|
|
Salı, 02 Haziran 2009 07:18 |
|
Bir fotoğraf bazen gösterdiğinin çok fazlasını çağrıştırır. Galata Köprüsü'nün üstünde, Kenyalı bir çocuk balık tutuyor. Yanında Moğol kızı, Zulzaya... Kenyalı Paul, ihtiyar balıkçıya 'kolay gelsin' deyince adam şaşırıyor. "Tanıdım seni" diyor. "Siz Türkçe Olimpiyatları'na gelen çocuklarsınız..." Onları tanıyoruz artık, yedi yıldır, bu mevsimde Afrika'dan, Balkanlar'dan, Rusya'dan, Kafkaslar'dan çıkıp geliyorlar.
|
|
Ebubekir Biçer tarafından yazıldı.
|
|
Pazartesi, 01 Haziran 2009 14:54 |
|
Modern zamanlar, hayatı kolaylaştırırken insan ruhunu zayıflattı. İnsanın ihtiyaçlarını çoğaltarak kendisine köle etti. İnsan bir ömür boyu heveslerinin gerçekleşmesi için çalışıp didiniyor.
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 > 35 |