|
Misafir Yazar tarafından yazıldı.
|
|
Cuma, 24 Şubat 2012 12:05 |
|
Yazan: Derya Kurtoğlu
Beni tanıyan herkes de
Perişan ömrümün her bir nüshası
Korkarım sabır dualarımda tutmayacak
Bu kabuk bağlayan yaranın altında akmaya hazır kanı
Sen hüzün hakanı iken
Benim manevi dünyam sanmam ki bir gün mutlulukla vücut bulsun
Biz hayat okulunun iki ayrı öğrencisi
|
|
Mahmut Açıl tarafından yazıldı.
|
|
Çarşamba, 15 Şubat 2012 11:46 |
|
Geçen hafta Umreye gittim.
Önce Mekke’yi, Efendimizin doğduğu Kutsal Belde’yi ve Yüce Allah’ın Beyt’ini, sonra da, Gül şehir, gülbün şehir Medine’yi, Mescid-i Nebevi’yi ve Sultanlar Sultanı’nı (s.a.v) ziyaret ettim.
Ettim etmesine ama, günümüzün maddeci dünyasında yetişen biri olarak aşağıda anlattığım olayın yüzde kaçını hissedebildim bilemiyorum.
|
|
Zehra Kuş tarafından yazıldı.
|
|
Çarşamba, 15 Şubat 2012 11:44 |
|
Seni sevmekle hükümlü bir kalbim. Seni sensiz yaşamaya adanmış bir kader ve hayalini aklıma sığdıramadığım bir sevdam. Ya var, ya yok olmayacak; ya hep ya hiç olacaktı. Sen hep var iken ben nasıl olabilirleri yaşayabilirdim.
|
|
Zehra Kuş tarafından yazıldı.
|
|
Pazartesi, 19 Aralık 2011 09:53 |
|
Aşktan kanatlarım olsa ve uçsam sevda kokan yolların mavi bulutları arasında. Ulaşabilirliği denesem sevgilinin diyarına. Mümkün müdür kanatlarımı incitmeden varmak, ızdırabı çekmeden vuslatta buluşmak? Görsem bir bir sevgilinin diyarında.
|
|
Yavuz Hakkani tarafından yazıldı.
|
|
Pazartesi, 19 Aralık 2011 09:51 |
|
Dün gece bir ateş böceği kondu mürekkebime
yıldızlar habersizdiler, sen yoktun
tüm umutlarımı bir sandala bindirdiler
koca deryayı bir ateşböceği tutuşturdu iyi mi?
|
|
Yavuz Hakkani tarafından yazıldı.
|
|
Pazartesi, 05 Aralık 2011 16:05 |
|
İnsan öyle bir sevmeli ki, sokak sokak aramalı sevda kokan ayak izlerini... Ve öyle yaşamalı ki kendi içinde sesini sokaklara taşırmadan, sır vermeden ser verircesine... Belki seversiniz, yaşarsınız ve hissedersiniz yüreğinizde nabzını duyduğunuz Canan'ın can atışını...
|
|
Zehra Kuş tarafından yazıldı.
|
|
Pazartesi, 05 Aralık 2011 16:02 |
|
Tanısam sever miydim seni?
Seni anlamakla başlar mıydım güne?
Gözlerimin gördüğü ilk aydınlık sen olsun ister miydi gönlüm?
Bir bakışında titrer miydi içim ve tutamayabilir miydim kalbimi?
|
|
Zehra Kuş tarafından yazıldı.
|
|
Pazartesi, 05 Aralık 2011 15:54 |
|
Yağmurun penceremi tıklattığı ve celallenmiş bir ordu misali bulutların güneşe galip geldiği bir sabah. Hayatın anlamını en iyi anlayan gözlerimi zoraki bir açışla güne sevimsiz bir merhaba fısıldayıp, yorgun bedenimi sürükleyerek kalbimin ağarmışlığına şahit oluyorum çatlamış aynalarda.
|
|
Misafir Yazar tarafından yazıldı.
|
|
Çarşamba, 16 Kasım 2011 11:00 |
|
İskender PALA
Yunus, "Keleci bilen kişinin, yüzünü ağ ede bir söz / Sözü pişirip diyenin, işini sağ ede bir söz" diyor. Atalar da demişler ki, kişi sözünden bilinir ve güzel söz yüz ağartır.
Onlara göre sırf söylemiş olmak için söz söylemek hamakattan sayılırmış. İşte çağımızın salgın hastalıklarından biri bu söz hamakatıdır. Oysa ki "Söz ola kese savaşı, söz ola bitire başı"dır. "Söz ola ağulu aşı, bal ile yağ ede bir söz"dür. Ağı katılmış aşı bal eden sözler elbette öncelikle kanaat önderlerinden, devletlulardan, mürşitlerden, tebliğ sahiplerinden, değerli ve büyük insanlardan sadır olur; illa ki istenirse herkes ağuyu bal eyleyebilir.
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 / 64 |